Müziğin hedef kitlesine, henüz anne karnında bulunan minik dinleyiciler de eklendi. Hollandalı besteci Raimond Lap'ın klasik müziği modern müzikle harmanladığı ''bebek müziği''nin CD'leri, Türkiye'de piyasaya çıktı. On Müzik'in yayınladığı albümde, Lap'ın bebeklerin müzikle yetiştirilmesi konusundaki düşüncelerinin yer aldığı ''Bebeklere Bir Tatlı Kaşığı Müzik'' adlı kitap da yeralıyor.
Besteciye iki altın, iki platin plak ödülü getiren albümün ilk 4 CD'sinde bestecinin bebekler için bestelediği eserler bebek sesleri eşliğinde sunulurken, bir CD'de de Beethoven, Brahms, Mozart ve Bach'ın en güzel bestelerinin bebekler için yeniden düzenlenmiş şekillerine yer veriliyor. Besteci, eserlerinde bebekler için sakinleştirici olarak yine bebek sesi kullanıyor.
1990 yılında ilk erkek çocuğunun doğumuyla ilk kez ''bebek müziği'' fikri üzerinde çalışmaya başlayan besteci, albümde yer alan ''Bebeklere Bir Tatlı Kaşığı Müzik'' adlı kitapta da bu konuda 13 yıldır yaptığı araştırmaların sonuçlarına yer veriyor. Kitabında müziğin bütün bebeklerin ortak dili olduğunu belirten Lap, bebek müziğinin çocuğa entelektüel altyapı avantajı sağladığını, bebekleri daha yaratıcı ve sosyal yaptığını ifade ediyor. ''Müzik hiçbir kalemin yazamayacağı duyguları verir ve hatırlamanızı sağlar'' diyen besteci, müzikten yararlanarak bebeğin öğrenme sürecine ivme kazandırılabileceğini savunuyor. Raimond Lap, ''Müzik beyindeki farklıyaratıcılıkları harekete geçirmek için kullanılabilir'' görüşüne yer veriyor.
Bebek sahibi olanlara, bebeklerine dinlemekten hoşlandığı müziği dinletmelerini tavsiye eden Raimond Lap, ''Sevdiği müziği birden fazlaçalın, fakat bunu günün farklı zamanlarında yapın'' önerisinde bulunuyor. Lap, bebeğe kesinlikle kulaklık takılmaması gerektiğine işaret ederken, sadece bir ya da iki kez takmanın bile bebeğin işitmesine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
''KAHROLSUN MÜZİK KUTULARI"
Besteci Raimond Lap, kitapta müzik kutularına da ateş püskürüyor. Bir bebeği yatırmak için müzik kutusu kullanmanın tehlikeli bir gelenek olduğuna dikkati çeken Lap, ''Müzik kutusu ezgi çalarsa, bununsonucunda çocukta yanlış ton duyusu gelişebilir'' görüşüne yer veriyor.
Lap, müzikli oyuncaklara karşı da anne-babaları uyarırken, şunları söylüyor: ''Bazı oyuncaklar günümüzde ses çipiyle üretilmiş müzik yapıyorlar. Bu oyuncakların çıkardığı dijital sesler çoğunlukla hatalıdır, bir bebeğin kulakları için fazla yüksek ve tizdir. Bu tür oyuncaklardan sakının.''
Müziğin öğrenme potansiyeline katkısının olduğunu ortaya koyan "telkin yöntemi" (suggestopedia) psikiyatr ve eğitimci olan Bulgar Georgi Lozanov tarafından bulunmuştur. Özellikle stressiz bir öğrenme, beden ve zihin faaliyetlerinin bir ahenk içinde çalışmasını sağlamaktadır. Bu şartlarda öğrenilen bilgiler daha kalıcı olmaktadır. Lozanov yaptığı araştırmalarda çok özel bir müziğin, yine çok özel bir ritimde olması kaydıyla, insanin beden fonksiyonlarını stressiz bir ortama sokarak öğrenme konsantrasyonunu artırdığını keşfetmiştir.
Özellikle kolay ve kalıcı öğrenme beyin alfa dalgası ortamındayken gerçekleşmektedir. Lazanov'un test ettiği belli ritimdeki bazı klasik müzik parçalarının beyin dalgalarını 8 ile 12 Hz. aralığına düşürerek beynin alfa dalgaları yaymaya başlamasını sağladığı gözlenmiştir. Lozanov yaptığı deneylerde her klasik müzik parçasının dinleyenleri alfa beyin dalgaları ortamına sokmadığını ve en etkili parçaların 60 vuruşlu "largo" tempolu ve 4/4 veya 3/4 ölçülü olan "barok müzik" eserlerinden oluştuğunu tespit etmiştir.
Iowa Eyalet Üniversitesinde yapılan testler, öğrenme faaliyeti sırasında barok müziğin kullanılmasının öğrenme ve hafıza gücünü yaklaşık yüzde 24 artırdığını göstermiştir.
Largo Barok müziğe binaural frekanslar tekniğinin de ilave edilmesiyle hazırlanan çift etkili tekniğe "Bio-Ritmik Largo Tekniği" denmektedir. Mega hafıza tarafından hazırlanmış olan "Bio-Ritmik Largo" set kasetlerindeki fon müzikler tamamen 60 vuruşlu largo hızda çalınmış olan özel barok müzik parçalarından oluşmaktadır.
"Bio-Ritmik Largo" bir kaset, ders çalışırken veya hızlı okuma sırasında kulaklıksız olarak fon müzik olarak dinlendiğinde "Largo Barok" müziğin stressiz öğrenme avantajı zaten elde edilmektedir. Ancak böyle bir kaset kulaklıkla fon müzik olarak dinlendiğinde, her iki kulaktan ayrı ayrı gelen binaural seslerin ilave etkisi de kendisini göstererek kişinin konsantrasyon gücü de artırılmaktadır.
Özet olarak "Bio-Ritmik Largo Tekniği", konsantrasyonu artırmak için "Largo Barok Müzik" etkisi ile "Binaural Frekanslar" tekniğinin birleştirilerek kullanılmasıdır.
Konsantrasyon gücü beyin hücrelerindeki enerji seviyesi ile direkt olarak ilişkilidir. Bilimsel araştırmalar belli frekans aralığında sesler ihtiva eden müziklerin beyin hücrelerindeki enerji seviyesini artırarak, beynin istenilen konuya kolayca odaklanabildiğini göstermiştir. Mozart'ın bazı müzik parçalarında bu frekans aralığı yoğun olarak mevcuttur. "Bio-Ritmik Largo ve Konsantrasyon" setinde Mozart etkisi de isin içine katılmıştır.
MOZART ZEKAYI ARTIRIYOR
14 Ekim 1993 'de , A.B.D.'de "USA Today"de çıkan "Mozart 'in Müzikleri Zekayı Geliştiriyor" baslıklı haber tüm Dünyada sansasyon yaratmıştır. Bu habere göre, California Üniversitesi'nin Irvine'deki öğrenme ve hafıza Nörobiyoloji Merkezi bilim adamlarının yaptıkları bir araştırma, bazı müziklerle IQ arasında bir ilişki olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Bu araştırmada otuzaltı üniversite öğrencisi, önce I.Q. testinin sağ beyin yeteneklerini ölçen sorularıyla test edilmiştir. Testten sonra öğrencilere Mozart'ın "Re Majör, K 448 iki Piyanoluk Sonat' ı 10 dakika boyunca dinlettirilmiştir. Daha sonra öğrenciler hemen tekrar test edildiklerinde, I.Q. skorlarının önceki değerlere göre 8 veya 9 puan daha yükselmiş olduğu gözlenmiştir.
Mozart-Beyin İlişkisi
Fransız Tip ve Bilim Akademileri üyesi Dr. Alfred Tomatis'e göre beynin elektriksel olarak şarj olmasında kulaklar anahtar bir rol oynamaktadır. Tomatis'e göre, beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmaktadır. Bu durumda beynin de , piller gibi şarj edilmesi gerekiyor.
Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak, 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfetmiştir. Yıllar süren analizlerden sonra Tomatis, bu frekans aralığındaki seslerin Mozart'ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Tomatis'e göre, kulak salyangozunu dolduran, "corti" hücrelerinin titreşmesi jeneratör vasıtası görerek beynin yeniden şarj edilmesini sağlamaktadır.
Tomatis de ayrıca beynin şarj edilmesi için etkili olan diğer bir yakın müzik çeşidi olarak "largo barok (baroque) müzik" parçalarına dikkat çekmiştir